Her toplumsal harekette destek verme eğilimi olan,
yeni kurulan veya yeni yeni güç kazanmaya başlayan siyasi partilerin en önemli
kozu olmuştur "Gönüllü Yenilikçiler". Lakin daha önce
adlandırılmamış bir topluluktur. Tek bir sosyo-ekonomik sınıfa dahil
olduklarını söylemek ve bunu doğru kabul ederek çalışmalara başlamak bir siyasi
parti veya toplumsal hareket için başarının önüne çıkan en büyük engeldir,
çünkü "Gönüllü Yenilikçiler"i yalnız yoksullardan ibaret görmek
büyük bir yanılgıdır, hatta yoksulların da tamamı bu sınıfa dahil değildir.
Yoksulluğunu benimsemiş, şikayetçi gibi görünse de muhafazakarlaşmış yoksul
kesim bu sınıfa dahil değildir. Lakin "Yeni Yoksullar" Eric
Hoffer'ın "Kesin İnançlılar(The True Believer)" kitabındaki
tanıma göre "mirastan mahrum bırakılmış veya malları gasp edilmiş
gibidirler ve doğmakta olan her kitle hareketini olumlu karşılarlar. 17. asrın
İngiltere'sinde, Püriten Devriminin başarısının yeni yoksullar sayesinde
geldiğini de örnek olarak vermiştir. Düşkün yoksulların bu sınıfa dahil
olmaması da ilginç görülebilir ama düşkün yoksulların amacının o gün de doymak
ve barınmak olmasından ötürü hayal kurma, siyasal hareketlere katılıp hak arama
gibi talepleri de yoktur. Bu yüzden illegal örgütlerin ve devrimci hareketlerin
ucuz birer tetikçisi olmaktan öteye gidemezler. Bir genelleme yapmak gerekir
ise hoşnutsuzluğun derecesi, istenilen amaca ulaşılacak mesafe ile ters
orantılıdır. Hedefe yakın olanlar yani balın tadını bilenler ve balı görmüş
olanlar bal kavanozuna ulaşma konusunda daha istekli olurlar. Balın tadını daha
önceden bildikleri için Yeni Yoksullar eski günlerine dönme konusunda istekli
olurlar, balı zaman zaman görmeye başladıkları için refah düzeyi son dönemlerde
artmış olanlar daha arzulu olurlar yenilik konusunda. Lakin yalnız "Yeni
Yoksullar" ve geçmişe göre duruma iyileştirilmiş olanlar yeniliğe daha
açık olurlar. Hiç bir zaman elde edememiş insanın yaşadığı hayal kırıklığı çok
daha zayıftır elde eden ama daha fazlasını istemeye başladığı halde ulaşamayan
insanın hayal kırıklığına göre. Gönüllü Yenilikçilerin bir diğer üyesi ise
delikanlı çağındaki gençler ve azınlıklardır. Devrimlerin genç devrimcilerin
gücü ile yapılması ve otoriter yönetimlerin parlementolarında yaş ortalamasının
çok yüksek olduğunu da göz önüne alır isek güzel bir örnek olduğu söylenebilir.
Siyaset arenasında yeteri kadar temsil edilmediğini düşünen ve buna inanan
toplumsal kesimler yönetim değişikliği için muhalefetin ihtiyaç duyacağı bir
seçmen topluluğudur. Türkiye'den örnek verecek olur isek Ankara'da iktidara
giden yolun İstanbul'dan geçtiği düşünülecek olursa genel seçimler ve belediye
seçimlerinde İstanbul'u almaya niyetli bir siyasi partinin dindar görünümlü ve
dinsel, mezhepsel azınlıkların sorunlarını dinlemeye ve çözmeye açık görünmesi
başarıya çok yaklaştırır ama yeterli olmaz, çünkü samimi olduğuna seçmeni
inandırmalı ve o şekilde görünmelidir. Ayrıca varolan yönetimden zarar görmüş
kesimlerin desteğini almak ve onlara umut olmak, güzel bir başlangıç olur
iktidara yürür iken, çünkü bu kesimler "Gönüllü Yenilikçiler"in birer
parçasıdır. Toplumun en ufak birimi olduğu kabul edilen aile yönü ile de
yaklaşacak olur isek zayıflamış veya parçalanmış ailelerin bireylerinin legal
veya illegal siyasi hareketlere daha yatkın olduğu söylenebilir. Ailenin
yıkılması, kolektif hareket etme ruhunu otomatikman geliştirir ve kitle
hareketlerinin çağrısına uyma eğilimi yaratır Eric Hoffer'in iddia ettiği gibi.
Topluma uymayanlar, kitlesel hareketlerin aradığı bir diğer kesimdir. Gerek yaşam tarzı ile gerekse ekonomik talepleri ile toplumun dışında kalmış veya bırakılmış kişilerin toplumsal hareketlerde yeri önemlidir. Lakin kendi içinde de ikiye ayrılır; yeni göç etmiş, yüksek öğrenimi yeni bitirmiş veya askeri görevinden yeni ayrılmış olanlar sadık birer üye olamazlar, çünkü hala var olan düzenden umutları veya kendi geleceği konusunda çıkarlarının varlığına inancı devam etmektedir. Her koşulda topluma uyum sağlayamayanlar ise arzu ettikleri bir şeye zihinsel veya fiziksel eksiklikleri nedeni ile ulaşamayanlardır ve bu kişiler bir başka işte başarılı da olsalar onları tatmin edemez. Genellikle bu kişiler bu meselelerinden ötürü kendilerini eritmeyi tercih ederler ve bir kollektif kimliğin içerisinde bireyselliklerini eritirler. İşte bu kişiler ihtiraslı siyasi hareketler ve siyasi partilerin ilçe teşkilatlarında faydalı olabilecek insanlardır. Kendilerine güvenini kaybetmiş olan aşırı benciller de bir siyasi hareketin en ateşli savunucularından birisi olmaya adaydır. Örgüt içerisinde rahatsız edici hareketleri olsa da örgüt dışındakilere karşı örgütün en ateşli savunucuları olurlar. Her koşulda topluma uyum sağlayamayanlar, siyasi hareketlerde aktif roller alıp başarılı olur iken aşırı benciller ise dışarıya karşı örgütün savunuculuğunu üstlenirler ve en büyük katkıları, belki de tek katkıları dışarıda örgütü savunuyor olmalarıdır. Mevki ve makam sevdaları dolayısı ile örgüt içerisinde muhalefet oluşturmaktan da çekinmeyecekleri için örgütte onlara karşı temkinli davranılmalıdır. Var olan yönetimin baskısı ile veya yönetimden ötürü bunalanlar da yeni oluşumlara yatkındırlar. Bu yüzden bunalımlı dönemlerde daha çok beliren bir kesimdir. Ekonomik, siyasi veya toplumsal sorunlardan ötürü bunalmış kesimler, var olan durumu her ne şekilde olursa olsun değiştirmeye daha yatkındırlar tıpkı hükümlüler ve hüküm giymiş olan bireyler gibi. Dini ve devrimci heyecanda olduğu gibi aşırı vatanseverlik de, suçluluk duygusundan kaçmak isteyenlerin uğrak merkezidir. Bu yüzden radikal sağ ve radikal sol örgütlerin iştahını kabartan bir kesimdir.
Bu yazı ile siyasi örgütlere ve sivil toplum örgütlerine geniş kitleye ulaşmanın bir yolunu göstermeye çalışıldığı düşünülebilir. Bugünlerde mevcut yönetime karşı homurdanmaların arttığı bir ülkede toplumu yönlendirme ve siyasi hareketleri geniş kitlelere ulaştırma konusunda pek bir fikir alışverişi yapılmamaktadır, çünkü bu konu üzerine yeteri kadar çalışma yapıldığı söylenemez. Lakin çok sık bir şekilde nasıl bu yönetim gidecek diye sorulmaktadır muhalif vatandaşlar arasındaki sohbetlerde. İşte bu sorunun cevabının peşine siyasilerin, muhalif vatandaşların ve toplumbilimcilerin düşebilmesi için verilen ipuçlarının birleştirilmesi doğru bir başlangıç olabilir ve unutulmasın ki ilk defa kullanılan "Gönüllü Yenilikçiler" iktidar değişiminde kilit rol oynayacaktır.
Topluma uymayanlar, kitlesel hareketlerin aradığı bir diğer kesimdir. Gerek yaşam tarzı ile gerekse ekonomik talepleri ile toplumun dışında kalmış veya bırakılmış kişilerin toplumsal hareketlerde yeri önemlidir. Lakin kendi içinde de ikiye ayrılır; yeni göç etmiş, yüksek öğrenimi yeni bitirmiş veya askeri görevinden yeni ayrılmış olanlar sadık birer üye olamazlar, çünkü hala var olan düzenden umutları veya kendi geleceği konusunda çıkarlarının varlığına inancı devam etmektedir. Her koşulda topluma uyum sağlayamayanlar ise arzu ettikleri bir şeye zihinsel veya fiziksel eksiklikleri nedeni ile ulaşamayanlardır ve bu kişiler bir başka işte başarılı da olsalar onları tatmin edemez. Genellikle bu kişiler bu meselelerinden ötürü kendilerini eritmeyi tercih ederler ve bir kollektif kimliğin içerisinde bireyselliklerini eritirler. İşte bu kişiler ihtiraslı siyasi hareketler ve siyasi partilerin ilçe teşkilatlarında faydalı olabilecek insanlardır. Kendilerine güvenini kaybetmiş olan aşırı benciller de bir siyasi hareketin en ateşli savunucularından birisi olmaya adaydır. Örgüt içerisinde rahatsız edici hareketleri olsa da örgüt dışındakilere karşı örgütün en ateşli savunucuları olurlar. Her koşulda topluma uyum sağlayamayanlar, siyasi hareketlerde aktif roller alıp başarılı olur iken aşırı benciller ise dışarıya karşı örgütün savunuculuğunu üstlenirler ve en büyük katkıları, belki de tek katkıları dışarıda örgütü savunuyor olmalarıdır. Mevki ve makam sevdaları dolayısı ile örgüt içerisinde muhalefet oluşturmaktan da çekinmeyecekleri için örgütte onlara karşı temkinli davranılmalıdır. Var olan yönetimin baskısı ile veya yönetimden ötürü bunalanlar da yeni oluşumlara yatkındırlar. Bu yüzden bunalımlı dönemlerde daha çok beliren bir kesimdir. Ekonomik, siyasi veya toplumsal sorunlardan ötürü bunalmış kesimler, var olan durumu her ne şekilde olursa olsun değiştirmeye daha yatkındırlar tıpkı hükümlüler ve hüküm giymiş olan bireyler gibi. Dini ve devrimci heyecanda olduğu gibi aşırı vatanseverlik de, suçluluk duygusundan kaçmak isteyenlerin uğrak merkezidir. Bu yüzden radikal sağ ve radikal sol örgütlerin iştahını kabartan bir kesimdir.
Bu yazı ile siyasi örgütlere ve sivil toplum örgütlerine geniş kitleye ulaşmanın bir yolunu göstermeye çalışıldığı düşünülebilir. Bugünlerde mevcut yönetime karşı homurdanmaların arttığı bir ülkede toplumu yönlendirme ve siyasi hareketleri geniş kitlelere ulaştırma konusunda pek bir fikir alışverişi yapılmamaktadır, çünkü bu konu üzerine yeteri kadar çalışma yapıldığı söylenemez. Lakin çok sık bir şekilde nasıl bu yönetim gidecek diye sorulmaktadır muhalif vatandaşlar arasındaki sohbetlerde. İşte bu sorunun cevabının peşine siyasilerin, muhalif vatandaşların ve toplumbilimcilerin düşebilmesi için verilen ipuçlarının birleştirilmesi doğru bir başlangıç olabilir ve unutulmasın ki ilk defa kullanılan "Gönüllü Yenilikçiler" iktidar değişiminde kilit rol oynayacaktır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder