4 Ocak 2012 Çarşamba

Ah Müjgan Ah'ı neden sevdim bilir misiniz ?

Ekşi Sözlük'ten muhterem bir arkadaşımız çok güzel anlatmış. Herkesin kendine ne şekilde uyarladığını çok güzel anlatmış.


Ah müjgan ah ile diğer türk filmleri arasındaki fark etkiledi beni. Klasik bir yeşilçam filminde, kadına bir iftira atılır, erkek anlık öfkesiyle kadını kovar, çocuğunu hırsızın uğursuzun eline bırakır, filmin sonunda ise barışıp her şeyi unuturlar.

Ben bunu anlamıyorum işte. unutmaz insan, unutamaz! Kim çektiği acının onu değiştirmediğini söyleyebilir? Kim onca yıl ve acıdan sonra içinde en ufak bir kin bulundurmaz tüm bunları ona yapana? Kimin kalbi katılaşmaz? kim "artık on kalbim olsa birini vermem" demez? o filmlerde öyle olmuyordu işte. her şey unutuluyordu. Acılar nihayete eriyordu. Oysa biz acıların nihayete ermediğini, kimsenin ölene kadar mutlu mesut yaşamadığını biliyorduk ama filmde izlemek güzeldi. Böyle bir şeyin var olabileceği düşüncesi güzeldi.

Niye seviyoruz bu filmi? çünkü gerçek, çünkü samimi! Sadri alışık'ın gazinoda Müjgan'ı anlattığı sahne, her ne sebeple olursa olsun tüm terkedilenlerin terkedeni anlatış şeklidir aslında. Benimse göz yaşlarımın sel olduğu sahnedir.

Param olsaydı aşkım kalırdıseve seve yanımda benimle yaşardı.

Ben "güzel olsaydım aşkım kalırdın" diye söyledim o şarkıyı. Yeterince güzel, yeterince zayıf olamadım onun için. Gözlerim yeterince güzel değildi, saçım yeterince uzun ve düz değildi, benim hiç bir şeyim onun idealindeki gibi değildi. Müjgan paraya gitti, benim aşkım daha güzel bir kıza ama işte ben Sadri Alışık gibi, onu hiç tanımayanlara onu anlatıyordum. yaşamak, onun gibi bişeydi. Onu unutmak, onu sevmemek... Böyle bir şey olabilir mi?

ama her şeye rağmen, Hüsnü istemedi Müjgan'ı. her şeyi onun için yapmıştı oysa. Aldığı ev, Müjganın çalışmaya gidip anlata anlata bitiremediği evdi. Parası vardı. Bakardı Müjgan'a, istediği gibi yaşatırdı onu. Müjgan da kendi isteğiyle gelmişti ama istemedi Hüsnü onu, çünkü O, o eski Müjgan'ı sevmişti. Ben, o eski adamı sevmiştim. şimdi kilo verdikten, kendimi makyajla vs standart güzellik kalıbına uydurduktan sonra bana gelse eski aşkım, ben kabul eder miydim onu? Unutabilir miydim çektiğim acıyı? Beni tekrar bırakıp gitmeyeceğine güvenebilir miydim? Güvenemezdim. Hüsnü de güvenmedi zaten. Yapamazdı. Özür dilemek, her şeyi unutup sineye çekmek için çok geçti. Hüsnü başka aşklara yelken açmalıydı. zipirinsan da unutmalı, yeni aşklara yelken açmalıydı.


(zipirinsan, 24.07.2009 22:58)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder